Tuna Dergi
Efes hakkında okunması gereken kitaplar Efes hakkında okunması gereken kitaplar
Efes ve Diğer İon Kentleri / Erdal Yazıcı / URANUS / 280 sayfa Güncellenmiş metin ve yeni tasarımı ile  2. baskıda, Tarihçi Herodot’un İonia’yı... Efes hakkında okunması gereken kitaplar

Efes ve Diğer İon Kentleri / Erdal Yazıcı / URANUS / 280 sayfa
Güncellenmiş metin ve yeni tasarımı ile  2. baskıda, Tarihçi Herodot’un İonia’yı “…yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel ikliminde…” olan yer betimlemesiyle İonia dünyasının en önemli ve gizemli kenti Efes’in izlerini sürerken ayrıntılara da yer verilmiştir. Dünya müzelerinde Efes ve İonialılarla yüzleşmek, portreleri, mitolojik heykel grupları, takıları, tıbbi aletleri, mobilyaları, tanrılara sundukları adakları ve diğer araç gereçleri ile İonia dünyası hayallerinizi süsleyecektir.
Antik Dönem’de, ‘Dünya’nın Yedi Harikası’ listesinde yer alan Efes Artemis Tapınağı’nı bu baskıda öne çıkararak, zor rotaları aşıp, Meryem Ana Evi’ne, Belevi Anıt Mezarı’na, Keçi Kalesi’ne ve Şirince’ye uzanarak, Selçuk İlçesi içindeki Selçuklu ve Erken Osmanlı dünyasına da yer verildi.
Efes’in kuzeydoğusundaki İon kentleri Lebedos, Kolophon, -Kolophon’a bağlı gelişen- Klaros Apollon Bilicilik Merkezi, Teos, Klazomenai, Erythrai ve Khios (Sakız) Adası; sonradan İon kenti olan Smyrna ve en kuzeydeki İon kenti Phokaia; güney yakınında Priene, Milet, Myus kenti ve Didim Tapınağı; güneybatı yakınındaki Samos (Sisam) Adası; İon kenti Kolophon’la yakın ilişki içinde olmuş Notion, Doğanbey Burnu yakınlarında Sıçan Adası’nda yer alan Myonnesos; kuzeyde Torbalı yakınlarında Metropolis kenti ile güney yakınındaki komşusu Magnesia antik yerleşimini de kitap sayfalarında bulabileceksiniz.

Efes’in Sırları / Koray Avcı Çakman / Kırmızı Kedi Yayınevi / 136 sayfa
Eren, İrem, Burcu ve Tolga, Japon yengeleri bir hediyelik eşya dükkânı açmaya karar verince çok sevinirler. Kalabalık bir açılıştan sonra dükkân, çocukların favori mekânı haline gelir. Oradan ayrılmaz olurlar. Burcu ve İrem küçük hayvan biblolarına, Tolga daha önce görmediği eşyalara bayılmıştır. Polisiye meraklısı Eren ise dükkânda sürekli gizemli şeyler arar ve sonunda yengesinin antikacıdan aldığı eski kutuyu bulur. İkiz kardeşi İrem ve kuzenleri Tolga ile Burcu, Eren’e sürekli Midas maceralarını ve geçen sefer ne kadar yanıldığını hatırlatıp onu uyarsalar da kutu, kafadar kuzenleri gerçekten meraklandırmıştır. Kutudaki bütün işaretler Efes antik kentini göstermektedir. Yarıyıl tatilinde Efes’e gideceklerini de öğrenen kafadar kuzenler şimdi de Efes’teki sırların peşinde!

Ephesos / Efes / Borusan Kültür ve Sanat / 240 sayfa
Prof Friedrich Krinzinger ile kazı ve bulgulardan sorumlu arkeologlar heyeti.
Fotoğraflar: Ahmet Ertuğ
Ege bölgesinin olağanüstü yerleşimlerinden biri olan Efes antik kenti, muhteşem bir medeniyet seviyesinin beşiği olmuştur.
Efes bölgesindeki insan yerleşimlerinin geçmişi en erken olarak Neolitik döneme kadar uzanmaktadır. (İÖ 6000). Kent uzun yıllara dayanan tarihi sürecinde birçok defa kurulmuş, yok edilmiş ve tekrar inşa edilmiştir. Efes XI. yüzyılda küçük bir köy boyutuna inmiş ve XV. yüzyılda yerleşim terk edilmiştir. XIX. yüzyılda başlayan sistematik arkeolojik kazılar günümüzde hala süregelmektedir. Son zamanlarda Efes’te ortaya çıkan en önemli buluntular arasında Yamaç Evler yer almaktadır.
Ertuğ & Kocabıyık, Efes antik kenti ile ilgili bir sanat kitabı gerçekleştirmeye karar verdikleri zaman, bu sit alanında 1954 yılından beri kazı, restorasyon ve rekonstrüksiyonları yapan Avusturya Arkeoloji Enstitüsü uzmanları ile işbirliği yaptılar.
Efes kazıları başkanı Prof Friedrich Krinzinger’in genel editörlüğünü yaptığı kitabın bilimsel metinleri Efes’in arkeolojik kazıları ve araştırmalarından sorumlu olan uzmanlar tarafından yazılmıştır.
Selçuk Efes Müzesi, İzmir Arkeoloji Müzesi ve Viyana’da bulunan Efes Müzesi’nde sergilenen arkeolojik eserler Ahmet Ertuğ tarafından fotoğraflanmıştır.

Efes’in Öyküsü / Sabahattin Türkoğlu / Arkeoloji Sanat Yayınları / 186 sayfa
Antik kentleri geziyor, görüyor, hayretler içerisinde kalıyoruz. Kulaktan kulağa gelen sözler veya ören yerlerindeki etiketlerden, tek aklımızda kalanlar şu kadar bin yıl öncesi insanlarının neler neler yaptığı olur. Bir çok imparator ve tanrı adı, bir o kadar teknik kelimeyi çoğumuz şöylesine bir dinler veya okur, fakat daha çok mermer döşeli geniş caddelere, binbir çeşit süslemesi olan yapı harabelerine bakarız… Ve kafamızdan hep aynı sorular geçer: “Kimler yaşıyordu buralarda?”, “Nasıl yaşıyorlardı?”, “Dilleri, dinleri neydi?”, “Giysileri, gelenekleri nasıldı?, “Evde, sokakta, çarşı pazarda nasıl geçiriyorlardı günlerini?”. Ve doğal olarak bu görkemli yapıları nasıl ve hangi yollarla yapabildiklerini düşünürüz. İşte bütün bunlara iyi bir örnek sayılan, Türkiye’nin en görkemli öreni, Efes’in öyküsünü umarız ki merakla okuyacaksınız.

Manşet fotoğrafı: Sinan İlhan

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir