Tuna Dergi
GALİÇYA CEPHESİ’NDE ÇARPIŞAN TÜRK ASKERLERİNE SOSYAL YARDIM MAKSADI İLE OYNANAN AVUSTURYA MACARİSTAN MİLLÎ FUTBOL MAÇI [1] GALİÇYA CEPHESİ’NDE ÇARPIŞAN TÜRK ASKERLERİNE SOSYAL YARDIM MAKSADI İLE OYNANAN AVUSTURYA MACARİSTAN MİLLÎ FUTBOL MAÇI [1]
Hazırlayan: İsmail Tosun Saral Türk ve Macar ortak futbol tarihini anlatan bir sergi 26 Temmuz 2021 tarihinde İstanbul Macar Kültür Merkezi’nin sergi salonunda... GALİÇYA CEPHESİ’NDE ÇARPIŞAN TÜRK ASKERLERİNE SOSYAL YARDIM MAKSADI İLE OYNANAN AVUSTURYA MACARİSTAN MİLLÎ FUTBOL MAÇI [1]

Hazırlayan: İsmail Tosun Saral [2]

Türk ve Macar ortak futbol tarihini anlatan bir sergi 26 Temmuz 2021 tarihinde İstanbul Macar Kültür Merkezi’nin sergi salonunda (Magyar Kulturális Intézet, Isztambul) Merkez Müdürü Sayın Dr. Gâbor Fodor’un teşvik ve çalışmalarıyla açıldı. Serginin Ekim ayında Ankara’da da ziyarete açılacağı öğrenildi. Bu sergi bizlere tarihin tozlu sayfalarında kalmış güzel bir hayırseverlik faaliyetini hatırlattı.

Viyana hayırseverleri evlerinden uzakta, çeşitli cephelerde çarpışan askerlerine biraz olsun evlerini hatırlatmak için “Liebesgaben” (İçten Gelen Bağışlar) adını verdikleri bağışlar topluyorlar ve birliklere yolluyorlardı. Bu hayırlı davranıştan etkilenen Viyana’daki Türk Büyükelçisi Hüseyin Hilmi Paşa’nın eşi Hanımefendi ve Büyükelçilik Müşteşarı Dr. Reşad Blacque Bey’in eşi Hanımefendi himayelerinde Osmanlı Orduları için de “İçten Gelen Bağışlar” adı altında tüm Avusturya Macaristan’da bir kampanya düzenlendi. Kısa zamanda toplanan aynî ve maddî hediyeler (Liebesgaben) 1915 yılı son aylarında Sırbistan yolu açılınca dört büyük tren katarı ile İstanbul’a gönderildi.

Bu kampanyanın övgüye değer lideri olan Dr. Marcel D. Halson, Reichspost Gazetesi’ne tüm Osmanlı çevrelerinin, Türk basınının ve Türk askeri birliklerinin, Avusturya’dan ve özellikle Viyana’dan gelen hediyeleri en büyük şükran ve dostlukla övdüklerini anlattı.

Savaşın uzun sürmesi, bu kampanya için parasal bağışların sayısını ve miktarını doğal olarak yıllar içinde azaltmış olsa da Avusturya endüstrisi, bankacılık kurumları ve Avusturya şehirleri, cesur Osmanlı halkına müttefik arkadaşlığın bir kanıtı olarak önemli bağışlarda bulundular.

Öte yandan, Türkiye’ye hediye edilen bu çok pratik sevgi armağanları, Osmanlı ordusuna Avusturya hususunda etkiliyeci bir olumlu genel bakış sağladı, büyük savaşın bu en kızışık zamanında Avusturya sanayinin önemli üretkenliğinin etkileyici bir resmini verdi. Bu nedenle, bu hediyeler aynı zamanda Avusturya endüstrisi için de bir övgüydü. Çünkü Avusturya malları için çok önemli satış pazarı olan Orient için daha iyi bir reklam bulunamazdı.

Ayrıca sevgi hediyeleri Avusturya komuta sahaları olan Galiçya ve Romanya’daki Türk birliklerine, siperlerdeki Türklere başarılar dilemek için de yollandı. [3]

Ruslar 4 Haziran 1916 günü başlattıkları Brossilov adı verilen taarruzla Avusturya Macaristan Ordusuna ağır bir darbe vurmuş ve 50 km genişliğinde bir yarma yaparak 100.000’den fazla esir almıştı. Alman ve Avusturya Macaristan kuvvetlerinden oluşan ve Orgeneral Kont von Bothmer komutasında bulunan Güney Ordusu Rus taarruzunu güçlükle durdurabilmişti. Bu sıkışık durum devam ederken 1916 yılı temmuz ayı başından itibaren Türk birliklerinin Galiçya’da Ruslara karşı savaşta yer alacağı haberleri gerek müttefik gerekse itilaf devletleri gazetelerinde sık sık yer almaya başladı. Bu, Türkiye’nin askeri gücü ve Merkezî Güçlerle arasındaki ittifakın bir kanıtı olarak görülüyordu.[4]

Bu haberler üzerine Berlin’de yayınlanan “B.Z.” nin (Berliner Zeitung) muhabirine 26 Temmuz 1916 günü demeç veren Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Hakkı Paşa, “Galiçya muharebe sahnesine Türk birliklerinin müdahalesinin, siyasi ve stratejik çıkarlarımıza derinden ilgilidir. Ordu geleneklerimiz göz önüne alındığında uygundur. Düşmanlarımız cephede bizden bahsedecekler, dayanışmada diğer milletlerden hiç de aşağı olmadığımızı dünya bir kez daha anlayacak. Türkler, en zor ve endişeli saatlerde İstanbul’u kurtarmak için Almanların yaptıklarını unutmuyorlar ve İttifak Devletleri ile yan yana “savaş cephesinin birliğini” kanlarıyla mühürlemekten gurur duyuyorlar. Her birimiz, kan kardeşleri arasında olduğu gibi, elindeki tüm olanaklarla diğerine yardım ederiz. Elimizdeki insan malzemesi sınırsız değil. Ama çok muharebe tecrübesi olan askerlerimiz var. Gelibolu’da İngilizlere ve Fransızlara karşı Almanlar ve Avusturya Macaristanlılar nasıl silah kardeşi olarak olağanüstü bir başarıyla bizim yanımızda durdularsa, bizim askerlerimiz de müttefiklerinin yanında aynı şekilde savaşmak için onurlarını koyacaklardır.” dedi. [5]

15’inci Türk Kolordusu işte bu sıkışık durumda Galiçya’ya geldi ve Güney Ordusu emrine verildi. Peyderpey trenlerle Anavatandan gönderilen askerlerimiz 23 Temmuz1916- 15 Temmuz 1917 tarihleri arasında Galiçya’da görev yaptı. [6]

Bu nedenle, Avusturya-Macaristan orduları ile Galiçya’da yan yana, fedakârca ve cesaretle çarpışan Türk askerlerine destek olmak için “Galiçya’daki Türk Birlikleri için Savaş Sosyal Yardım Komitesi” (Komitee der Kriegsfürsorge für die türkischen Truppen in Galizien) 1916 yılı sonbahar aylarında Viyana sefirimiz Hüseyin Hilmi Paşa himayesinde Viyana’da kuruldu. Komite Başkanı eski Mısır Maliye Vekili ve Suveyş Valilerinden Türk asıllı Mısırlı Mouheb Paşa [7] ve üyelerin yorulmak bilmeyen çalışmaları sayesinde Komite büyük başarılara imza attı. [8] Galiçya Cephesi’nde çarpışan Türk askerleri için kurulan Sosyal Yardım Komitesi’ne (Komitee der Kriegsfürsorge für die türkischen Truppen in Galizien) Avusturya Macaristan Savaş Bakanlığı tarafından Viyana’nın 1. Bezirk Bölgesinde bulunan Kolowratring’deki 14 numaralı evin 3. katında bir büro ve 6407, 8039 ve 8043 numaralı telefonlar tahsis edildi. [9]

Komiteye ulaşan ilk yardım Avusturya Kızılhaçı tarafından Büyükelçi Hüseyin Hilmi Paşa’ya takdim edilen 260.000 Kron tutarında bir bağış oldu. Bu bağışı aralarında Viyana’da yaşayan Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlarımızın da bulunduğu birçok Avusturyalı gerçek kişinin bağışları takip etti. Bankalar ve şirketler de bağışta bulundular. Toplanan bağış ilk hamle de 374.500 Krona ulaştı. [10] Toplanan bu bağış ile Galiçya cephesindeki askerlerimize ve Viyana, Göding, Pardubitz, Wallachisch-Meseritsch [11] ve Reutra hastanelerinde tedavi gören hasta ve yaralı Türk silah kardeşlerine Avusturyalıların minnet duygularını belirten büyük yardımlar yapıldı. Özellikle cesur Türk savaşçıları Galiçya kışının sertliğinden ve soğuğundan korumak için çok sayıda giyecek gönderildi. Avusturya Macaristan Savaş Bakanlığı komiteye gönül rızasıyla 24.000’den fazla koyun yünü çorap, Savaş Refah Departmanı 10.000’den fazla eldiven ve kar başlığı, subaylara 1500 avcı yeleği, neferlere de yün kazak sağladı. Hastahanelerde yatan yaralı ve hastalara 10.000 çiftin üzerinde koyun yününden çorabın yanı sıra çok sayıda oyun aletleri ve hediyeler dağıtıldı. Avusturya’da komite lehine yapılan yardımlar kısa sürede yarım milyon krona ulaştı. Bu hayırlı faaliyeti okuyucularına ileten gazeteler “Komite tarafından üstlenilen sevgi armağanı dağıtımı her zaman daha büyük harcamalar gerektiriyor, bu nedenle Galiçya’daki Türk silah kardeşlerimiz için de bağışların devam etmelerini istiyoruz.” diye yazarak yardımı desteklediler. [12]

Cephede savaş bütün şiddeti ile devam ederken monarşi ülkelerinde de otomobil yarışları, at yarışları, kayak, atletizm gibi spor müsabakaları bütün heyecanı ile oynanıyor, opera, tiyatro, konser, sinema gibi etkinlikler aralıksız sürüyordu. Avusturya ile Macaristan arasındaki en önemli spor rekabeti futboldu. 1918 yılına gelene kadar her iki takım 41 futbol maçı oynamış, Avusturyalılar 12, Macarlar ise 22 defa kazanmıştı, 7 maç ise berabere bitmişti.[13] Sanki Tanrı Avusturya Millî Fıutbol Takımını Macarlara yenilsin diye yaratmıştı. 7 Mayıs 1917 günü 15.000 kişi karşısında W.A.F. Platz Stadında oynan 31. Millî Futbol maçında Avusturya Macaristan’ı 3:1 yendi. [14] 3 Haziran 1917 günü Budapeşte’de oynanan rövanş Maçını Macarlar 6:2 kazandılar. [15] Bu yenilgi Avusturya’da hayal kırıklığı yarattı. Gazetelere yağan okuyucu mektuplarından özellikle 12.6.1917 tarihli Fremden-Blatt Gazetesi’ne adı belirtilmemiş bir okuyucudan gelen “Öneri” çok önemli idi: [16]

“Macaristan Millî Futbol Takımı’nın Budapeşte’deki Avusturya renklerinin temsilcilerine karşı üstün bir tarzda elde ettiği 6:2’lik son zaferi beni aşağıdaki satırları yazmaya zorladı. Sizden saygıdeğer Gazetenizden satırlarımı yayınlamanızı rica ediyorum. Eminim ki binlerce hevesli sporsever Viyana’da bir rövanş maçı oynama fikrimi memnuniyetle karşılar. Böylelikle Viyanalı sporseverler formunun zirvesindeki Macar takımını hayranlıkla seyretme fırsatını bulurlar. Viyana’da oynanan son maçta (3:1) kötü hava şartları nedeniyle maç neredeyse seyircisiz oynanmıştı.

 

Yağmur Tanrısı Jüpiter Pluvius bu maça kesinlikle daha fazla sempati gösterecek, geçen maçta olduğu gibi şiddetli yağmur yağmayacak, ayrıca, bir büyük hayır etkinliğine sahip çıkacak. Bir yıldır Osmanlı birlikleri, Galiçya’da yiğit askerlerimizle omuz omuza müttefik kardeşleri olarak savaşıyor. Bu savaşta muharebe tecrübesi kazanmış kahramanların çoğu, Merkezi Güçleri ve Doğuyu birleştiren sarsılmaz ittifakın şehitleri oldular ve yüzlercesi, gerekirse düşmanlarımıza karşı yenilenmiş bir güçle dönebilmek için Avusturya hastanelerinde yaralarının iyileşmesini dört gözle bekliyor. Bu nedenle, Viyana, 1. Bölge, Kolowratring 14’ de mukim, “Galicya’daki Türk Birlikleri için Savaş Sosyal Yardım Komitesi” yararına Avusturya-Macaristan olağanüstü ulusal futbol maçı düzenlenmesi teklifimi arz ve teklif ediyorum. Avusturya Futbol Federasyonu’nun Türk silah kardeşlerimize Viyana’nın altın kalbinin hâlâ var olduğunu kanıtlama fırsatını memnuniyetle karşılayacağına inanıyorum. Hatta şövalye ruhlu Macarlar bile, tüm dünyada tanınan sporcu ruhlarından ayrı olarak, Macarlar ve Türklerin sahip olduğu birçok kültürel paralellik ve yüzyıllar öncesine dayanan dostluk anısına davetimizi memnuniyetle kabul edeceklerdir. Ayrıca, Yurdumuzun önde gelen kulüplerimizden her birinin, spor sahalarını amaçlanan etkinlik için ücretsiz olarak kullanıma sunmaktan mutluluk duyacağını sanıyorum. Takım elimizde bulunan en iyi oyunculardan kurulmalı. Sadece Viyana takımlarından seçilecek oyuncular değil, Praglı Almanlar ve Çek oyuncuların takıma alınmalarıyla gercek bir Avustura takımı kurulmalı, ulusal takımın Viyana takımı olmasından kaçınılmalıdır. Böylelikle Batı’daki düşmanlarımız, Avusturya birliğinin sağlam olduğunu en iyi şekilde göreceklerdir. Böyle bir olayın İstanbul’da ve monarşimizde ikamet eden Türk kolonisinin üyeleri arasında yaratacağı büyük müsbet etkiyi de belirtmek isterim. Yarışma birinci sınıf bir sosyal olay olacaktır. Eminim ki asillerimizin yanı sıra, İttifak Devletlerinin diplomatları ve tarafsız yabancı ülkeler de bu maçı izleyeceklerdir. Avusturya Futbol Federasyonu’nun Budapeşte’deki meslektaşı ile bir an önce anlaşmaya varmasını umuyorum. Ne aşırı sıcaklık ne de diğer iklimsel rahatsızlıklar oyuncularımızın ve seyircilerimizin Osmanlılara olan dostluğumuzu göstermeye engel olmamalıdır. Bu fikrin gerçekleşmesinin kesinlikle sadece en yüksek düzeyde bir spor olayı anlamına gelmeyeceğini, aynı zamanda Tuna Monarşisi’nde futbol davasına daha fazla destek sağlayacağını söylemeye gerek yok.”

Gazetede yayınlanan Türk askerleri yararına Viyana’da Avusturya Macaristan futbol takımları arasında bir futbol maçı düzenlemeye yönelik olarak yapılan öneriye “Eski Bir Futbolcu” imzası ile başka bir okuyucu destek çıktı. [17]

“Avusturya ile Macaristan arasında olağanüstü bir futbol maçı düzenlenmesi için saygın gazetenizde “Bir Öneri” başlığıyla yayınlanan teklif kesinlikle Viyana ve Budapeşte spor toplulukları tarafından alkışlanmalı, desteklenmelidir. Eğer proje gerçekleşirse, sadece insanî davanın çıkarları için arzu edilen bir bomba etkisi yaratacaktır.

 

Stockholm’deki Olimpiyat futbol müsabakaları ağustos ayında oynandığından fikre inanan bir kişi olarak ben de ileri sezonun hiçbir engel olmadığını düşünüyorum. Teklifi ve de Praglı oyuncuların da takıma alınmaları fikrini memnuniyetle karşılıyorum. Çünkü gerçekten “Avusturyalı” bir takım gördüğümüzden bu yana neredeyse on yıl geçti. Belki de bu eşsiz yarışmaya katılanlar anı şapkası bulabilecekler veya bağış yapanlara hatıra madalyası verilir. İstanbullu arkadaşlarımın dediği gibi bütün bunlara “İnşallah” diyorum. İki devlet federasyonunun bu müsabakaya katılmak için böyle bir fırsatı kaçırmayacağını düşünüyorum. Katılım sadece spora fayda sağlamayacak iki toplumun yüksek sosyetesini birleştirecektir ve Galiçya’da çarpışan muhteşem Osmanlı savaşçıları yaptıkları hizmet ve fedakârlığın boş yere yapılmadığını bizzat göreceklerdir.”

 

Galiçya’da çarpışan Türk askerlere sosyal yardım etkinliği olarak Fremden-Blatt Gazetesi’nde bir sporseverin önerdiği Viyana’da Macarlarla bir millî maç rövanşına Macar Federasyon liderinin “Böyle bir önerinin gerçekleşmesi mümkün değil. Olsa bile organize edilmesi uzun zaman alır” şeklinde karşı çıkması hayal kırıklığı yarattı. [18]

“S” rumuzlu bir Viyanalı okur, Fremden-Blatt Gazetesi’ne “Osmanlı silah kardeşlerimiz Galiçya’da sadece Avusturya’yı korumuyor, Macar toprağını da koruyor. Değerli kanlarını her iki milletle dostluğunu pekiştirmek için döküyor.” diye yazarak bir gerçeği ifade etti: [19]

“Geçen gün Gazetenizin spor bölümünde yayınlanan Macaristan’daki federasyon yöneticilerinin çoğunun olağanüstü bir rövanş düzenleme projemin uygulanmasına karşı olduğunu belirten not beni şaşırttı ve itiraf etmeliyim ki çok üzdü. Belki “rövanş” sözcüğünü yanlış kullanmış olabilirim. Macarlar karşısında alınan ağır yenilgi (2:6) benim için yardım kampanyası maçını mümkün kılmak için hoş bir fırsattı. Eğer, bir insanî yardım kurumu mümkün olan en büyük fonu hak ediyorsa, bu öncelikle Galiçya’daki Türk birliklerine sahip çıkan yardım komitesidir. Gerçek bir Macar sporcunun önerimin gerçekleşmesine karşı olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Ayrıca Viyana’da alınacak ağır bir yenilgi korkusu bile Macar arkadaşlarımın asil bir işi teşvik etmesini engelleyemez.”

Galiçya’da çarpışan Türk Askerleri yararına Avusturya Macaristan arasında bir futbol maçı oynanması için yapılan önerilere Fremden-Blatt Gazetesi çok destek olmuştur. [20]

“Monarşi sporunun Osmanlı’ya Savaş Sosyal Yardım Komitesi’nin hizmetine sunulması gerektiği önerisini daha önce vurgulamıştık. Çünkü, Türkler mümkün olan en büyük ilgiyi hak ediyorlar. Şimdi, Avusturya Futbol Federasyonu’na, Macaristan Futbol Federasyonu’nu, gerçek insani amaç göz önünde bulundurularak, ordumuz saflarında savaşan Türk birliklerinin yararına Viyana’da olağanüstü bir uluslararası maç oynamaya davet etmesi talep ediyoruz. Etkinliğin Macarlar için de önemli olduğuna inanıyoruz. Bu müsabaka sayesinde spor için önemli olan faktörler (amiller) ortaya çıkabilir. Eminiz ki federasyon liderleri aralarındaki bütün soğukluğa rağmen, projenin dayandığı, siyasî, insanî ve sportif argümanları görmezden gelmeyecekler.”

Hayal kırıklığı bir hafta içinde yerini olumlu gelişmelere bıraktı. Memnuniyet vericidir ki, Galiçya’da savaşan Türk birliklerinin lehine bir Avusturya-Macaristan ulusal bir futbol müsabakası yapılması şeklindeki öneri genel olarak en Viyana’da canlı bir ilgi uyandırdı. Öneri diplomatik çevrelerde de büyük bir sevinçle karşılandı. Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Ekselansları Hilmi Paşa, kazanan takıma bir gümüş kupa ve oyunculara madalya vereceğini söyledi. Ayrıca Galiçya’da Savaşan Türk Birliklerine Sosyal Destek Komitesi Başkanı Eski Mısır Maliye Bakanı Türk asıllı Mısırlı Muhammed (Mehmet Muhip) Mouheb (Muheb) Paşa, en kapsamlı finansmanını vaat etti. Avusturya ve Macar resmi çevrelerinde uluslararası bir futbol maçı memnunluk yarattı. Viyana spor topluluğu da bu etkinlik sayesinde hedeflerine varmak için halkta canlı bir ilgi uyandırma fırsatı yakaladı. Avusturya Futbol Federasyonu Başkanı Dr. Fürth Budapeşte’ye giderek Macar Futbol Federasyonu yöneticileri ile bu maç konusunda konuştu. Macar Futbol Federasyonunun önde gelen liderlerin de bu fikre sempati duyduklarını belirtti.

Bu görüşmeden sonra Macar Futbol Federasyonu yaptığı toplantıda Avusturya ile Viyana’da sosyal yardım maçı oynama kararını dörde karşı 12 oyla aldı. Türk birliklerinin yararına ilk hayır etkinliği olarak oynanacak maça Viyana halkı gibi ve Budapeşte toplumunun en yüksek çevrelerde de büyük ilgi gösterdi. Millî maçı tanınmış bir tarafsız hakem tarafından yönetileceği açıklandı. [21] Maç tarihi olarak 15 Temmuz 1917 günü saptandı.

Öte yandan Galiçya’daki Türk Birlikleri Harp Sosyal Yardım Komitesi oynanacak futbol maçı için iki ulusal federasyona verilmek üzere hazırlanacak gümüş kupanın üzerine Türkçe bir kayıt düşmenin mümkün olup olmadığı sormuş ve olumlu yanıt alınmış, [22] kupanın bir yüzüne Macarca, “Az Osztrák –Magyar jótékonysági nemzetekközti merközés győzójének a Galiciában herczoló Török csapatok hadsegélyzo-bizottsaga Wien 1917-1322 Julius 16-an = 4.1” kaydı düşülmüş ve diğer yüzüne eski harflerle Türkçe “Avusturya Macaristan futbol müsabaka-i hayriyesi galibine Galiçya’da harb eden Asakir-i Osmaniye’ye Muavenet Cemiyeti tarafından 1917- 1333” açıklaması kazınmıştır.

Bu çalışmalarla ilgili olarak Galiçya’daki Türk Birlikleri İçin Savaş Sosyal Yardım Komitesi Başkanı Mouheb Paşa Türk birliklerinin lehine uluslararası bir maç düzenleme önerisini destekledileri için Fremden-Blatt Gazetesi’ne bir yazı yollayarak teşekkürlerini sunmuşur. [23]

“Viyana, 7.7.1917

Çok Kıymetli Editör!

Değerli gazetenizde geçenlerde gündeme getirdiğiniz Galiçya’daki Türk Birlikleri için Sosyal Yardım Komitesi yararına uluslararası bir millî futbol maçı düzenlenmesi önerisini büyük bir ilgiyle takip ettim. Sözü edilen komitenin başkanı olarak hem her iki devlet spor otoritelerine hem de onurlu basına ve özellikle bu fikri öneren kişiye en içten teşekkürlerimi sunmak benim için vazgeçilmez olduğu kadar hoş bir görevdir. Büyük çoğunluğu Türkiye’nin müttefikleri olan devletlerin tebaaları tarafından kurulmuş olan komitemiz muzaffer Avusturya-Macaristan birliklerinin yanında savaşmak için çok uzaklardan gelen Türk askerlerinin yaşamını müttefik ülke topraklarında mümkün olduğunca kolay ve rahat hâle getirmeği bir görev olarak görmektedir.

Komitemiz, kuruluşundan bu yana, ilgisini toplu bağışlarla da gösteren bütün toplumdan büyük sempati görmüş, böylece bu kahramanlara karşı görevini layık bir şekilde yerine getirmiştir. Özellikle görevlerini fedakârca yerine getirirken yaralanan veya hasta olan askerlere sosyal yardımda bulunmuştur. Bu nedenle, başkanı olma ayrıcalığına sahip olduğum komite adına tüm ilgili makamlara ve şahsiyetlere bir kez daha en içten teşekkürlerimi ifade etmek için kendimi yetkili kılıyorum. En derin saygılarıma. Başkan Mehmet Muhip Paşa”

Avusturya-Macaristan futbol takımlarının 15 Temmuz günü saat 17:00’de Viyana Atletizm Spor Kulübü’nün (Wiener Athletiksport-Klub) Prater’deki spor sahasında oynayacağı maçın biletleri Annagasse’de bulunan Avusturya Futbol Federasyonu Genel Sekreterliği’nde satışa çıktı. Bu maçın hasılatı tamamen Galiçya’da savaşan Türk Birliklerine yardım amacı ile kurulan komiteye verilecek. [24] Bu nedenle bu tesisde Grinzig Hamamı’nın 50. Kuruluş gününü kutlamak üzere yapılması kararlaştırılan yüzme yarışları 22 Temmuz Pazar günü saat 16:00’ya ertelendi. [25]

Galiçya’daki 15’inci Türk Kolordusunun komutanı Mirliva Cevad (Çobanlı) Paşa [26] da maçı izlemek için Viyana’ya geldi. Imperial Hotel’de Mouhep Paşa başkanlığındaki Galiçya’daki Türk Birlikleri için Savaş Sosyal Yardım Komitesi Başkan ve üyelerini kabul etti. Başkan Mouheb Paşa, Galiçya’da savaşan Türklerin kahramanlıklarına ve şanlı generallerine olan hayranlığını ifade etti. Cevad Paşa bu ziyaretten son derece memnun kaldı ve birliklerine Sosyal Yardım yapacak olan komiteye en içten teşekkürlerini iletti.[27]

Çalışmalar tamamlandıktan sonra 15 Temmuz 1917 Pazar, güzel bir yaz günü Prater Oyun sahasında Avusturya ile Macaristan arasında olağanüstü bir millî futbol maçı oynandı. Millî Maça, yüksek kesimlerden, diplomatik ve askerî çevrelerden çok sayıda temsilci geldiği için iyi bir propaganda oldu. Bu maç asiller, üst sınıflar ve etkili gruplar arasında da futbola ilgi uyandırdı. Şeref locasında Galiçya’da savaşan 15. Osmanlı Türk Kolordusu Komutanı Mirliva Cevad (Çobanlı) Paşa, Kolordu Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay Faik Bey [28], Elçi Marki von Leykheym, Avusturya Olimpiyat Komitesi Başkanı Kont Colloredo-Mannsfeld, Yardım Komitesi Başkanı Mehmet Münip (Mouneb) Paşa, Baron Kallina, Kont Desfours, Başkan Yardımcısı Karl Sutter, Sekreter Dr. AI. Halfen, Genelsekreter Pfeiffer, Yüzbaşı Jaklic, Avusturya Futbol Federasyonu Bakanı Dr. Fürth ve Berkowitz, Macaristan Futbol Federasyonu Başkan yardımcısı Opiee, Dr. Fodor, Federasyon Genel kaptanı Minder, Alfred Brüll ve diğerleri yer almışlardı.[29]

Avusturya Macaristan futbol karşılaşması 4:1 Macarların galibiyeti ile sona erdi. Bu yenilgi Viyana’da yine tartışmalara neden oldu: [30]

“1917 yılının ilk altı ayı içinde oynanan üçüncü Avusturya Macaristan futbol maçı, Macarların bariz üstünlüğünün yeniden teyit edilmesiyle sonuçlandı. Artık Macar milli takımının temmuz sıcağında bile bizimkini yenebileceği kesinlikle öğrendik, bu nedenle bizleri devamlı meşgul eden son derece önemli ‘Macarları yenebilir miyiz’ sorusu herhalde çözülmüş oldu. Sportif açıdan bakıldığında, oyun rezaletti, fiyaskoydu. Her iki takım da bunaltıcı nemin etkisi altında oynamak istemiyordu. Her zamanki gibi Avusturyalılar misafirlerine nazaran daha isteksizdi. Kendilerini oyuna vermediler. Her iki taraf da özellikle ne hücum ne de savunma oyunu oynadılar. Eğer maçta tatmin edici bir şey varsa o da şutlardı. Çünkü maç sonucu isabetli ve etkili vuruşlar sayesinde elde edildi. İlk devre, her iki takım da hemen hemen eşit bir oyun sergilediler. Ancak, Macarlar daha fazla topa sahip oldular. Avusturyalılar daha çok gol pozisyonuna girdilerse, çoğu Edi tarafından harcandı. İlk devre arasından hemen önce, Macaristan’ın solhafı Schaffer topu faullü bir şekilde aldı ve ardından takımını öne geçirdi. Devre arasından sonra, konukların üstünlüğü yoğunlaştı, ancak Avusturya’nın solhafı Prosek, eşitlemeyi başardı. 1:1 devam eden oyun uzun sürmedi, Macar Schlosser iki muhteşem şutla ikinci ve üçüncü golleri attı ve sonunda Macar Schaffer etkili bir vuruşla etkili sonucu aldı. Avusturya takımında her iki hücüm oyuncusu Praglı Vanik ve Prosek ile sol açık Rupetz iyi oyunlarıyla göze çarptılar. Diğer oyuncular çok aksadılar.

Macarlar arasında en büyük övgüyü, göze çarpmayan ama iyi performanslarıyla forvetler aldılar. Savunma sıkıştığında yardıma geldiler. Hücum oyuncuları şut çekmede çok iyiydiler. Ancak özellikle kendilerini oyuna vermiyorlardı. Savunma oyunun ilk yarısında mükemmeldi, Birçok yanlış karar veren Alman hakem Pohl, tatsız bir hayal kırıklığı yaşattı. Tarafsız birini bulmak için gerçekten o kadar uzağa Almanya’ya gitmeye gerek yoktu, Speising’de veya Laab am Walde’de kesinlikle iyi bir hakem bulunabilirdi. “Sosyal yardım maçını Macarlar net bir skorla kazandılar 4:1. Viyana Türk kolonisi maça kıymetli bir ödül bağışladı. Kötü bir hakem. [31]

“Futbolun reklam gücü bugün en güzel zaferlerinden birini kutladı. Avusturya ve Macaristan arasındaki bu yılki üçüncü milli maçın net gelirlerini Galiçya’da savaşan Türk birliklerine adamanın mutlu düşüncesi tam bir başarıydı. Prater Spor Sarayı’nın muhteşem stadında yaklaşık 15.000 seyirci maçı izlerken şeref locasında da Cevad Paşa, Kurmay Yarbay Faik Bey, Elçi Mittag v. Lenkhey, Monheb Paşa, Kont Collvredo – MansfeId, Kont Defonrs, Yüzbaşı Iaklicupa gibi çok sayıda önemli şahsiyet yer almıştı. Viyana Türk kolonisi ulusal yarışmaya görkemli bir onur ödülü bağışladı ve kazanan tarafa yarışma bittikten sonra Mouheb Paşa tarafından verildi. Bu arada, hazırlık çalışmalarını büyük bir titizlikle yürüten iki futbol federasyonunun yönetim kurulları tam bir takdiri hak ediyor. Spor açısından bakıldığında rekabet, beklentileri ancak kısmen karşılayabildi. Oyunun başında çok heyecanlı oynanan maçta kısa süre sonra tempo düştü. Hakem tarafından verilen bazı yanlış kararlar kötü oyuna neden oldu. Bizimkilerin aksine çok daha az kaynakla çok daha büyük başarılara imza atan konuklarımız Macarlar, forvet hattında çok iyiydiler. Macar oyuncular Schlosser ve Schaffer çok iyi birer taktik oyuncu olarak göze çarptılar. Avusturyalılar da ise sağ haf Edi çok aksadı. Savunma iyiydi. İki savunmacıdan biri olan Gigerl görevini yaptı. İki Praglı iki Vanik ve Proschek, teknik ve oyun yetenekleri açısından mükemmeldi. Avusturya’nın tek golünü Proschek attı. Avusturya güneşe karşı oynadı. Başlangıçta Macarların oyunu üstündü, dakikalar geçtikçe oyun eşitlendi. İlk fırsatı Avusturya yakaladı. Ancak, çok kötü bir gününde olan Edi, Proschek’in verdiği pası kullanamadı. 39. dakikada Schaffer, hakemin kötü yönetiminden yararlanarak uygun bir fırsatı Macarlar adına değerlendirdi ve ilk golü attı. Devre arasının hemen ardından bir Macar şutu kale direğinin hemen üstünden dışarı çıktı. Bir dakika sonra Proschek Edi’den aldığı mükemmel pası değerlendiremedi. Bir iki saniye sonra çekilen şut kaleci Halpern’in ellerinde kaldı. 55. ve 72. dakikalarda da Macarlar Schlosser ile ikinci ve üçüncü gollerini buldular. 75. dakikada Edi iyi bir fırsat yakalayarak Avusturya’nın tek golünü attı. Bu golün hemen ardından 76. dakikada Schaffer kendi üçüncü, Macarların dördüncü golünü kaydetti. Şişmanlığı nedeniyle bugünlerde özel ilgi gören Alman Hakem Pohl, bu kadar hızlı bir rekabeti yönetmeye hazır değidi. Özellikle ofsayt kurallarında çok hata yaptı ve aldığı diğer kararlar da Avusturyalıların giderek oyundan soğumalarına neden oldu. Gol farkı iki takım arasındaki güç dengesini tam olarak yansıtmasa da Macarlar galibiyeti hak etmişlerdir.”

Budapeşte’de Almanca yayınlanan Pester Lloyd Gazetesi maç öncesi yorumunu yaptı: [32]

“Bugün 15 Temmuz 1917 Pazar günü, Macaristan ve Avusturya’yı temsil eden takımların yeni karşılaşması Viyana’da Viyana Atletizm Spor Kulübü’nün spor sahasında gerçekleşecek. Avusturya Futbol Federasyonu Viyana’daki resmi futbol sezonunun sona ermesinden sonra Galiçya’daki Türk Birlikleri İçin Sosyal Yardım Komitesi yararına bir futbol maçı oynamak için Macar Futbol Federasyonu’na bir öneride bulundu. Macar Futbol Federasyonu bu sevimli öneriyi memnuniyetle destekledi. Ve yarın, bu yıl üçüncü kez, Avusturya ve Macaristan’ın futbol millî takımları bir kez daha monarşinin spor üstünlüğü için savaşacaklar. Maça spor çevrelerinde olduğu kadar bütün Viyana sosyal çevrelerinde de yoğun ilgi var. Türk kolonisi de maça büyük bir kalabalıkla katılacak. Birçok yüksek şahsiyet ve diplomatlar da maça ilgi duyuyorlar. Maç öncelikle insani amaca hizmet etse de, Avusturya takımının Budapeşte’deki en son ağır yenilgisinin intikam oyunu olarak da büyük bir sportif öneme sahiptir. Özellikle Avusturya spor çevrelerinde, ulusal renklerin her iki temsilcisi için bu maçı bir güç denemesi olarak görme eğilimi vardır. Viyana’da genellikle Avusturya takımının Budapeşte’de aldığı son mağlubiyetlerin şans eseri olduğu görüşü hakimdir. Bu kötü şansın Viyana’da giderileceği beklenmektedir. Bu nedenle her iki takım oyuncuları özenle ve dikkatle seçildiler. Avusturya spor çevreleri, Çek oyuncuların katılımını büyük bir umutla bekliyor ve son iki maçta neredeyse tamamen başarısız olan hücum oyuncularının iki Slavialı oyuncunun katkılarıyla önemli ölçüde güçlendirileceğini umuyor.

Avusturya takımının kadrosu:

Halpern (Haksah), Dietrich (Rapid), Poppovitsch (Amaleure), Sedlacek (WAF), Brandstätter (Rapid), Rupetz (Rapid), Schmiedt (Amateure). Procek (Slavia), Vanik (Slavia),

Bauer (Rapid), B e ck (Rudolfshügel)

Macar Ulusal takımının kadrosu:

Plattko (Vasas), Feldmann (MTK), Siegl (Törökvés), Kertész ll (MTK), Kertész III (MTK). Vágó (MTK), Taussig (NTN). Urik (Törökvés). Schlosser (MTK). Schaffer (MTK). Szabó

(MTK)

Macar Futbol Federasyonu tarafından yapılan ulusal takım seçimi iyi olarak değerlendirilebilir. Kaleci Plattko ilk defa millî olmaktadır. Performansı ve formu ile takımına çok faydalı olmuştur. Bu nedenle seçiminde isabet vardır. Yine ilk defa millî olan yeni kanat oyuncusu Taussig de, şu anda eşdeğeri olmayan, denenmiş bir oyuncudur. Yedek oyuncu olarak takıma giren III.ker.TVK takımından Stark’da çok iyi bir oyuncudur. Maç Alman Futbol Birliği tarafından yollanan ve Almanya’nın en tecrübeli hakemlerinden biri olan Herr Pohl tarafından yönetilecek. Macar Ulusal Takımı Macar Futbol Birliği’nin başkanları nezaretinde 14 Temmuz 1917 Cumartesi günü öğleden sonra Viyana’ya hareket edecek.”

Pester Lloyd maçtan sonra şunları yazdı: [33]

“15 Temmuz 1917 Pazar günü Viyana’da oynanan Avusturya Macaristan arasındaki millî futbol karşılaşması beklenildiği gibi sosyal bir sportif olay oldu ve Monarşinin ne kadar çok hayırseverliğe katkı sağladığı da gösterildi. Maçı yaklaşık on bin seyirci izledi ve geliri Galiçya’daki Türk askerlerine tahsis edildi. Güzel Prater stadını dolduran yoğun kalabalık devamlı tezahürat yaptılar, maçın tüm ilginç anlarını alkışladılar, oyuna renk ve canlılık kattılar. Bu maç sayesinde özenle hazırlanan bir etkinliğin hem hayırseverlere hem de sporseverlere keyifli anlar yaşatabileceğini gösterdi. Oyuncuların birkaç haftadan beri yaz mevsiminin tadını çıkarıyor olmasına rağmen, oyun sportif açıdan bakıldığında, yine de çok verimli geçti. İlk devre durgun oynandı. Ama ikinci yarıda sıcaklık biraz daha katlanılabilir hale geldiğinden, oyun daha canlı bir şekilde gelişti ve her iki tarafın da büyük bir şevkle ve özverili bir azimle oynadığı ve seyircilerin tadını çıkarttıkları ilginç mücadele oldu. Avusturya spor çevrelerinin bir rövanş fırsatı olarak sabırsızlıkla beklediği son güç denemesi, Macar renklerine bir başka parlak zafer getirdi. Bu galibiyet Avusturya takımının son yenilgilerin anlık yenilgiler olmadığının, gerçek yetenek yokluğundan kaynaklandığının reddedilemez kanıtı olduğunu gösterdi. Macar takımı baştan sona daha iyi bir performans gösterdi ve özellikle ikinci yarıda ezici bir üstünlükle oynadı. Böylelikle muhteşem bir zafer kazanacaklarını umanları susturdu. Macar takımının en iyi oyuncuları savunma idi. Her üç koşucu, ama özellikle Kertész III, mükemmel bir şekilde çalıştı. Hem hücumda hem de savunmada faydalıydı. Savunma işini büyük bir başarıyla yaptı ve özellikle Feldman iyi oynadı. İlk defa millî olan Plattko, kendisinden beklenenin üstüne çıktı. Golcüler ikinci yarıda neler yapabileceklerini gösterdiler. İlk yarıda Macar hücumları düzensizdi, bu nedenle iş golcülerin bireysel çabalarına kaldı. Ancak aradan sonra ikinci yarıda kendilerini toparladılar ve sergilenen her zamanki çoşkulu Macar saldırı sanatını tekrar göstermeye başladılar. Bununla birlikte, daha ileri teknik becerileri ve hassas takım oyunu da eşit derecede değerliydi. Macarların golünü birinci yarının 39. dakikasında Schaffer kaydetti. Schaffer sonra ikinci yarıda 28. ve 32. dakikalarda diğer golleri attı. Avusturya ekibi, golünü ikinci yarının beşinci dakikasında Prosek’in şutu ile buldu.

Oyun Alman hakem Herr Rudolf Pohl tarafından yetkin ve doğru bir şekilde yönetildi.”

Bugün Türkiye ile Macaristan arasındaki kardeşlik her şeyin üstünde ve her türlü övgüye değer düzeydedir. Ne var ki; Avusturya ile olan soğukluk yıllardır süregelmektedir. Umudumuz Türk Avusturya ilişkilerinin de düzelmesi ve çok iyi bir seviyeye ulaşmasıdır.

 

  1. Ordu Hayat Gazetesi, 23.8.2021, sayı: 4516, s.1
  2. Emekli İş Bankası Müdürü, Araştırmacı Yazar, Türk Macar Dostluk Derneği başkanı, Macaristan Şovalyesi
  3. Reichspost – 22.8.1916,s.7, Liebesgaben für die türkischen Truppen in Galizien.
  4. Lagerzeitung für Wagna, 28.7.1916,s.3 Türkische Truppen in Galizien.
  5. Vorarlberger Landes-Zeitung, 27.7.1916,s,4, Türkische Truppen in Galizien.
  6. İsmet Görgülü, On Yıllık Harbin Kadrosu, 1912-1922, Atatürk Kültür, Dil, ve Tarih Yüksek Kurumu TTK Yayınları, Ankara, 1993, s.175
  7. Paşa hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşılamamıştır..
  8. Neues Wiener Tagblatt (Tages-Ausgabe), 22.2.1917,s.13
  9. Wiener Zeitung, 15.5.1917,s.8
  10. Neue Freie Presse, 17.12.1916,s.39 Komitee der Kriegsfürsorge für die türkischen Truppen in Galizien.
  11. Çek Cumhuriyetinin Silesia, Bohemya gibi bir bölgesi olan Mähren, (Morava) da bir şehir.
  12. Neue Freie Presse, 17.12.1916,s.39 Komitee der Kriegsfürsorge für die türkischen Truppen in Galizien.
  13. Macar takımı 4 Temmuz 1918 günü Viyana’da oynanan maçta 2-0 galip geldi. 5 Eylül 1918 günü Viyana’da oynanan maçta Viyana Budapeşte’yi 6-1 yendi. 6 Ekim 1918 günü Viyana’da oynanan maçta Macaristan Avusturya’yı bir defa daha 3-0 yendi.
  14. Illustriertes (Österreichisches) Sportblatt , 2.6.1916,s.3, Österreich siegt 3:1.
  15. Reichspost, 4.6.1917,s.7
  16. Fremden-Blatt, 12.6.1917,s.16
  17. Fremden-Blatt, 14.6.1917,s.16
  18. Fremden-Blatt, 18.6.1917,s.6
  19. Fremden-Blatt, 20.6.1917,s.18
  20. Fremden-Blatt, 20.6.1917,s.18
  21. Fremden-Blatt, 9.7.1917,s.7
  22. Fremden-Blatt, 26.6.1917,s. 9
  23. Fremden-Blatt, 9.7.1917,s.7
  24. Deutsches Volksblatt – 14.7.1917,s. 13
  25. Deutsches Volksblatt, 14.7.1917,s.8
  26. Yakup Şevki (Subaşı) Paşa’dan görevi 10 Kasım 1916 da devraldı.
  27. Fremden-Blatt, 17.7.1917,s.5, General Djewad Pascha in Wien
  28. Bu kahramanın adının yanlış yazıldığını düşünüyorum. Bu isimde bir kurmay başkanı yok.
  29. Sport und Salon, 22.7.1917,s.15
  30. llustriertes (Österreichisches) Sportblatt – 4.8.1917,s.3 Länderkampf Österreich—Ungarn. Ungarn siegt 4:1.
  31. Der Morgen. Wiener Montagblatt, 16.7.1917,s.8
  32. Pester Lloyd – 15.7.1917,s.13
  33. Pester Lloyd, 17.7.1917,s.10

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir