Tuna Dergi
GÖZLERE SIĞMAYAN YÜCELİK: ALPLER GÖZLERE SIĞMAYAN YÜCELİK: ALPLER
Editörden YENER GÜNEŞ yenergunes@tunadergi.com Alp dağları… Çıngıraklı yılanları, dağ keçileri, alageyikleri, kurtları, kuşları, börtü böcekleri… Pelin otları, göz otları, civan perçemleri…Ve elbette en çok... GÖZLERE SIĞMAYAN YÜCELİK: ALPLER

Editörden

YENER GÜNEŞ
yenergunes@tunadergi.com

Alp dağları…

Çıngıraklı yılanları, dağ keçileri, alageyikleri, kurtları, kuşları, börtü böcekleri…

Pelin otları, göz otları, civan perçemleri…Ve elbette en çok da alp çiçekleri…

Salt Alplerin değil çiçeklerin de yıldızı: Alp Yıldızı. Yani özgün adıyla “Edelweiss”…

Gizem Serin arkadaşımız, “Alper’in Fauna ve Florası” başlıklı yazısında Alp’lerdeki hayvan ve bitki çeşitliğine dair bir yol haritası sunuyor. Yazımızın girişinden anlaşılacağı üzere, bizi hemen Alplere taşımayı başarıyor yazısıyla…

*****

Ayakları Akdeniz’e, elleri Toroslar’a dokunan “sessiz cennet Gazipaşa”nın yüksekçe bir yaylasında doğdum. Çocukluğum, keçilerimize dadanan kurt (canavar) öyküleri dinleyerek, ayıları, tilkileri, tavşanları, sürek atlarını izleyerek ve kekliklerin dertli türküleri arasında geçti. Bizim de Alplere kardeş dağlarımız var. Bu kardeşlik sözde değil; meğer, Toros Dağları da Avrupa’yı aşan upuzun dağ silsilesi Alplerin bir parçasıymış. Alpler Toroslardan önce İran’a, oradan Orta Asya’ya kadar uzanırmış…

Biz, yüzlerce davarlık sürümüzün, boz eşeğimizin ardında günlerce süren yürüyüşle ulaşırdık yazın konaklayacağımız yaylamıza. Yürüye yürüye Törük, Türük, Yörük, Türk olduk ama -şimdi var mıdır bilmem- bir Toros derneğimiz yoktu o zamanlar. Oysa, Avusturya’da ailelerin çocuklarını daha doğar doğmaz kaydettirdikleri Alp dernekleri var. “Österreichischer Alpenverein” onlardan sadece biri. Düşünün bu derneğin 600 bini aşkın üyesi var. Emre Er, derneğin dağ sporları uzmanı Thomas Wanner ile bilgilendirici bir söyleşi yaptı. H. Ezgi Karakaş Schüller ve Murat Naroğlu da bu söyleşiye destek verdiler. Teşekkürler ediyoruz.

*****

Alpler… Yiğitlik, cesaret, kahramanlık anlamına ne çok yakışıyor… Avrupa’nın kabaran göğsünü andıran görkemli ve zorlu dağlar. Zaten Alp’in bir anlamı da “zorlu” demekmiş. Alpler öylesine zorlu ki, 1992 yılında Fransa’nın Alplerine tırmanırken kaybolan, yirmi bir yaşındaki Hasan Tarım’ın buzulların altında kalan bedeni 26 yıl sonra bulunabilmiş.

Zorlu, ama aşılmaz da değil. İşte bu zorlu dağları aşan biri var: Kartacalı General Hannibal.

Bu ilginç hikâyeyi Dr. Eren Ekin Ercan’ın kaleminden okuyacaksınız.

****

19 Eylül 1991’de Alplerin 3210 metre yüksekliğinde Ötz vadisinde iki Alman turistin bulduğu “Buz Adam”ı duymayanımız yoktur. Ötzi’den bahsediyoruz. Ötzi’nin cesedi İnnsbruck Üniversitesi’nde araştırılmış. Omzundan yediği bir ok nedeniyle hayatını kaybettiği saptanan Ötzi, araştırma bitince Güney Tirol’da bulunduğu için İtalya’nın Bolzano Arkeoloji Müzesi’ne teslim edilmiş. Gizem Serin’nin makalesi bu ve benzer ilginç bilgilerle dolu…

Begüm Honça’nın Gezgince yazısını kapak dosyamıza taşıdık. “Bütün çıplaklığı ve yabaniliğiyle baş döndüren güneyin Alpleri”nde eşsiz bir gezintiye çıkarıyor bizleri Begüm. Hem de çektiği güzel fotoğraflarla…

*****

NFT’ler, akıllı kontratlar, kripto paralar… derken gündemimize giren Metaverse! Tam da şairin dediği yerdeyiz: “Düşün, uzay çağında bir ayağımız, Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri.”

Emre Barlas Ön, Metaverse’yi sorgularken, Umutcan Karakaş “Nedir bu NFT” sorusuna yanıt/lar arıyor.

*****

Ve İstanbul’da bir lise: Özel St. Georg Avusturya Lisesi… Tuna’yı çıkaran 15 kişilik genç ekibi cezbeden bir konu. Avusturya’nın başka ülkelerde az sayıda okulu var. Bu okul Avusturya-Türkiye ilişkilerinde önemli bir köprü. Okulun eski öğretmenlerinden Sayın Recep Ali Yüce, St. Georg Avusturya Lisesi’nin yöneticilerine, öğretmenlerine ve öğrencilerine merak ettiklerimizi sordu.

*****

Kâğıt, baskı ve posta ücretlerindeki inanılmaz artış, amatör ruhla, ama kusursuza ulaşma hırsıyla çıkardığımız Tuna’mızın bu sayısının size ulaşmasını geciktirdi. Tuna’yı yaşatmak için büyük bir çaba içindeyiz. Ticari kaygımız yok. Amacımız, göçmen olarak yaşadığımız Avusturya ile vatanımız Türkiye arasındaki ekonomik, kültürel, tarihsel vb. ilişkilere dair önemli bilgiler sunmak. Tuna Avusturya kütüphanelerinin raflarına da konuluyor. Gelecek kuşaklara bugünlerden bırakılan bir belge niteliğinde Tuna. İşte bu sebeplerle Tuna’nın yaşamasını istiyoruz. İlanlar, destekler de aldığımız oluyor tabii ki. Fakat, harçlıklarımızdan sunduğumuz katkılar ve abone ücretleri esas dayanak noktamız. Bu sayıda iki yeni destekçimiz daha oldu, Sayın Aykut Uğurlu, Sayın Tayfun Tunaboylu bu sayının basımı için katkı sundu. Atatürk Eğitim Enstitüsü Hollanda desteğini sürdürüyor. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Abonelerimiz dışındaki insanların da dergimize kolayca ulaşabilmesini istiyoruz aslında.

Bir hava yolu firması çıksa, Tuna’nın her sayısından birkaç bin adet alıp Avusturya-Türkiye uçuşlarında yolcularına sunsa güzel olmaz mı? Tuna içerik ve baskı kalitesiyle bunu ve daha fazlasını sizce de hak etmiyor mu?

Her güçlüğü yenerek 13. sayıyı da geride bıraktık. Ve tekrar ediyoruz, Tuna’yı yaşatacağız. Bundan sonra da bizi asla yalnız bırakmayacağınıza inanıyoruz. Kıymetli abonelerimize, destek sunan dostlarımıza, dağ çiçeklerinin hasını “alp yıldızı”nı sunuyoruz.

Nisan’da görüşmek dileğiyle.

  • MEHMET EMİN ORPEN

    Şubat 1, 2022 #1 Author

    SAYIN KARINCA ÇALIŞKANLIĞINDAKİ DEĞERLİ EDİTOR; MERAK ETMİŞTİM TUNA’YI.MERAKIMI GİDERDİNİZ.EKONOMİK OLARAK SİZİ DESTEKLEYEBİLMEYİ ÇOK İSTERDİM.AFFOLA.BU GİRİŞ YAZISINI OKUYAN HERKESİN DERGİYİ SU İÇER GİBİ OKUYACAĞINA İNANIYORUM.SEVGİ VE SAYGI İLE SAĞLIK DİLEKLERİM DEVAM EDİYOR.

    Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir