Tuna Dergi
Kahvenin öyküsü Kahvenin öyküsü
İSMAİL GÖÇEN ismail_goecen@yahoo.de Osmanlı Ordusu geri dönerken diğer tüm gereksiz ağırlıklarla beraber çekilmemiş kahve çuvallarını da bırakmış geride. Bu çuvalların içindeki kahve çekirdeklerini gördüklerinde... Kahvenin öyküsü

İSMAİL GÖÇEN
ismail_goecen@yahoo.de

Osmanlı Ordusu geri dönerken diğer tüm gereksiz ağırlıklarla beraber çekilmemiş kahve çuvallarını da bırakmış geride. Bu çuvalların içindeki kahve çekirdeklerini gördüklerinde bunlar deve yiyeceği demişler. Surların dibindeki kahve çuvalları da, göstermiş olduğu kahramanlıklar nedeni ile kuşatma sonrası Ukrayna asıllı Polonyalı Jerzy Franciszek Kulczycki’ye verilmiştir. Kulczycki’nin kahramanlığı da ilginç aslında. Ukrayna’da doğan ve Belgrad’da bir süre çalışan bu genç akıcı Türkçe öğreniyor. Daha sonra Viyana’da yaşamaya başlayan bu tüccar, şehir kuşatmasının sonlarına doğru açlıktan kırılırken bir gece Türk giysileri ile surlardan gizlice dışarı çıkıyor ve Mehter Marşları mırıldanarak, şehrin hemen dışındaki Kahlenberg Tepesi üzerinde konuşlanmış Osmanlı Ordusu’nun uzağında bekleyen Lorraine Dükü Charles’a ulaşıp son haberleri alıyor. Dükten çok yakında büyük bir Haçlı Ordusu’nun kuşatmayı kırmak üzere yardıma geleceğini öğreniyor ve hemen geri dönüp bu bilgiyi Viyana’ya ulaştırıyor. Tam da şehrin anahtarını Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’ya vermeyi düşünen Şehir Konsül Heyeti, savunmaya son güçleri ile devam etme kararı alıyor.

Kuşatma sonrası bu tüccar, kendisine verilen çuval çuval kahve ile Avrupa’nın üçüncü, Viyana’nın ilk cafesini Schlossergasse’de açıp adını ‘Hof Zur Blauen Flasche’ yani ‘Mavi Şişenin Altındaki Ev’ koyuyor.

 

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir