Tuna Dergi
MYRALI NICOLAS MYRALI NICOLAS
ESİN ÖZSAN es_218_in@hotmail.com Çocukların en iyi arkadaşı Sint Nicolas (Hollanda’da Sinterklaas olarak tanınır) ve yardımcıları 5 Aralık günü bacalardan içeri girip uslu çocukların ayakkabılarına... MYRALI NICOLAS

ESİN ÖZSAN
es_218_in@hotmail.com

Çocukların en iyi arkadaşı Sint Nicolas (Hollanda’da Sinterklaas olarak tanınır) ve yardımcıları 5 Aralık günü bacalardan içeri girip uslu çocukların ayakkabılarına hediyeler koyar. Piskopos Miralı (şimdiki Demre) Nicolas (4. yüzyıl) hem Latin hem de Bizans kilisesinde saygıyla anılır. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde çocukların kutladığı bugün, bayram ilan edilmiştir. Bu aziz adam doğu bölgelerinde “Mucize yaratan adam” diye anılır. 6 Aralık 340 tarihinde öldüğü düşünülür.

Nicolas’ın (Νικολαος, Nikolaos= halkın zaferi) doğum ve ölüm tarihi net olarak bilinmemektedir. Milattan sonra 300 yıllarında Anadolu’nun liman şehri olan Myra’nın (Demre) Piskoposu olana kadar yaşamını keşiş olarak sürdürdüğü ve 310 yıllarında yapılmış olan Hristiyan zulmü sırasında yakalanmış ve işkence görmüş olabileceği düşünülür. 325 tarihinde yapılan İznik Konseyi toplantısına da katılmıştır.

Aziz Nicolas hakkında tarihi verilerin azlığına karşın kutsal yaşamı hakkındaki efsanevi mucize hikâyeleri sayısızdır. Bundan dolayı toplumun bütün katmanlarının koruyucusu unvanına sahiptir. Özellikle de çocukların, denizcilerin, evlenmemiş kızların ve hayat kadınlarının koruyucusu…

Efsanelerde Nicolas’ın savunmasız insanlara karşı duyduğu merhamet hissi önemli bir yer tutar. Kızlarının çeyiz parasını tamamlayamayan fakir bir adamın evine pencereden altın paralar bırakır böylece kızlar bedenlerini satmak zorunda kalmaz. Başka bir efsanede, deniz kazası kurbanlarını kurtarır, bir diğerinde ise kaçırılmış bir çocuğu annesine kavuşturur.

Bu aziz adamın en etkileyici hikâyesi ölmüş oldukları düşünülen üç çocuğu tekrar hayata döndürmesidir. Çocuklar pinti bir hancı tarafından öldürülmüş ve bedenleri bir fıçının içine konulmuştur. Bu hikâyenin başka bir versiyonu üç rahip öğrencinin Nicolas tarafından ölümden uyandırılması üzerinedir.

Nicolas 6. yüzyıldan beri bütün Bizans İmparatorluğu’nda “Aziz” olarak tanınmaktaydı. 1087 yılında Türklerin Myra’yı ele geçirme çabaları onun kemiklerinin güney İtalya liman şehri Bari’ye taşınmasına neden olmuştur. Kemikleri, Basilica di San Nicola’da hâlâ koruma altındadır.

Her yıl 9 Mayıs’ta inançlılar, Aziz Nikolas’ın kalıntılarının Myra’dan Bari’ye getirilmesinin bayramını kutlar. O gün, bazilikanın kriptasındaki (mezar odası) azizin sandukasından yani lahitinden su çekilir. Gül gibi kokan bu suyun mucizevi bir şekilde Aziz Nikolas’ın kemiklerinden aktığı söylenir.

21 Mayıs 2017’de emanetler, ekümenik iyi niyet göstergesi olarak Bari’den Rusya’ya geçici olarak transfer edilmiştir. Rus Ortodoks inançlılara, 28 Temmuz’a kadar Moskova ve Saint Petersburg Ortodoks katedrallerinde bu emanetleri saygıyla anma fırsatı verildi. Yaklaşık 1,8 milyon inanan ziyaret etti.

Aziz Nikolas için yapılan kutlamalar yavaş yavaş tüm Hristiyan âlemine yayıldı. Utrecht’te (Hollanda), azizin adı 1183 tarihli bir kitapta geçmektedir. O zaman bile, iyi çocukları hediyelerle ödüllendiren ve yaramaz çocukları cezalandıran bir hayırsever olarak biliniyordu.

Nicolas 9. yüzyıldan beri Bizans ikonografisinde (dini simgebilim) ortaya çıkmıştır. Orta Çağ’ın sonuna doğru bu Aziz, Batı’da da sık sık tasvir edilmeye başlandı. Orada mitre, koro mantosu veya chasuble, Stool (İng.) ve asa ile Latin ayininin bir piskoposu olarak tasvir edilir ve genellikle üzerinde üç küre veya elma bulunan bir kitap taşır.

Mitre: Miter olarak da yazılır, Katolik piskopos ve baş keşişler ile bazı Anglikan ve Lutherci piskoposların kullandığı ayin başlığıdır.

Koro mantosu veya vespermantosu: (Lat. cappa of mantum) Din adamlarının ayin sırasında giydikleri ayaklara kadar uzun olan kaftandır.

Chasuble: din adamının eucharisti (şükran, komünyon= ayine katılma ve tanrının sofrasını paylaşma) kutlaması yaparken giydiği kolsuz kaftandır.

Eucharisti: Hristiyanlıkta İsa‘nın çarmıha gerilmeden önceki gece havarileriyle yediği Son Akşam Yemeği‘nin anıldığı ayindir. Roma Katolikleri tarafından Missa Ayini adıyla ifade edilir. İsa’nın bu yemekte havarilere ekmek verirken “Bu benim bedenim” ve şarap verirken “Bu benim kanım” dediğine inanılır. Bu nedenle, özellikle de Hristiyan olmayanlar tarafından “Ekmek Şarap Ayini” olarak da bilinir.

Stool (İng) veya Epitrachelion:  (Ortadox kilisesinde), Liturgie (ayin) sırasında kullanılması gerekli olan sembol bir kumaş parçası.

Hristiyanlığın bütün simgelerini taşıyan Sint Nicolas’ın asasının da bir anlamı vardır: yaşam ağacı, dürüst çalışma hayatı, birlik ve beraberlik sembolüdür.

Sint-Nicolas efsanesi birçok Avrupa ülkesinde ilgi görmüş ve ölüm tarihi olarak kabul edilen 6 Aralık’tan bir gün önce yani 5 Aralık tarihi bu azizi anmak için bayram ilan edilmiştir. Hollanda’da bu efsane kişinin İspanya’dan geldiği kabul edilir. Nedeni açıklanamamasına rağmen 16. yüzyılda Bari şehrini ele geçiren İspanyol askerlerin etkisi olduğu düşünülür. Belki de Sint Nicolas’ı koruyucu aziz olarak kabul eden İspanyol denizciler, inançlarını bu ülkeye getirmiş olabilirler!

Sinterklaas kutlamaları sadece Myralı Nicholas hakkındaki efsanelere değil, aynı zamanda Germen Yule (Hristiyanlığın kabulünden sonra Noël) kutlamalarına da dayanmaktadır. Bu pagan festivali, baba tanrı Wodan’ın onuruna kutlanırdı. Bir efsaneye göre, kışın başında Wodan sekiz ayaklı beyaz atı Sleipnir’in sırtında havada uçar.

Avcı Herne’nin* liderlik ettiği karanlık savaşçılardan oluşan bir orduyla vahşi sakalı, büyük şapkası, uzun pelerini ve keskin mızrağıyla bulutların arasından güneşi yutmak üzere olan canavar Fenrir’e karşı yürür. Wodan’ın göksel gezintileri sırasında, rüzgâr bacalardan uğultuyla iner ve çatılar gıcırdar. Kış Ortası Gecesi’nde Wodan, Fenrir’e karşı zafer kazanır ve güneş batmaktan kurtulur. Bu karanlık ve uzun gecelerden sonra 24-25 Aralık tarihi İsa’nın doğumu olarak kutlanır. Yani Wodan’ın kurtardığı güneşle birlikte İsa dünyayı kurtarmaya, aydınlatmaya gelmiş ve günler uzamaya başlamıştır.

*Avcı Herneİngiliz mitolojisi ve folklorunda ormanlarda dolaşan, tanrı ve peri benzeri gizemli bir varlıktır. Kelt ve Cermen mitolojileriyle bağlantılıdır. Yeşil Adam’la ve Vahşi Av geleneğiyle de ilişkilidir. Başında geyik boynuzları ya da geyik boynuzları olan bir başlık vardır. Kelt tanrılarından Kernunos’a dayandığı düşünülmektedir.

Sint Nicolas’ın dağıttığı hediyeler iyilik yapma temeline ve Hristiyan inancının hayırseverlik emrine dayanır. Bunun için de kimse tarafından fark edilmeyi istemez. Her ne kadar bu bir efsane olsa da 5 Aralık akşamı Kuzey Avrupa ülkelerinde çocuklara hediyeler verilerek bayram kutlanır.

Bu halk bayramı, 1850 yılında bir öğretmen olan Jan Schenkman’ın “Sint Nicolas ve Uşağı” adını verdiği resimli kitapla halk arasında daha çok tanınmıştır. Jan Schenkman bu kitapta İspanya’dan gelen uşak Kara Piet’i, yaramaz çocukları cezalandırmak için yanlarında taşıdıkları değneği, Sint Nicolas’ın damların üstünde bile yürüyebilen beyaz atını resmetmiştir. Kitapta Sint Nicolas’ın hediyeleri bacalardan aşağı attığı anlatılmıştı ve halk da bunu böyle kabul etmişti. Hikâyede Sint Nicolas’ın atının adı Floransalı kâşif Americo Vespucci’den ilham alınarak Amerigo konulmuştu.

Her ne kadar bu azizin yaramaz çocukları döverek cezalandırdığına inanılsa da bu sadece çocukları korkutmak ve yaramazlık yapmalarının önüne geçmek için uydurulmuş bir şeydi. Eskiden çocuklara verilen hediyeler, aileleri tarafından kendi elleriyle yapılan basit şeyler olmuş olsa da son yıllarda ekonominin de iyileşmesiyle pahalı hediyeler alınmaya başlanmıştır.

Son yıllarda bu eğlence Sint’in kara renkli uşağı ve yardımcısı olan Kara Piet’lerin nereden geldiği ve bu azizin yüzlerini siyaha boyamış olan kişileri neden yardımcı olarak kullandığı üzerine odaklanmıştır.

İspanya’ya kadar gelmiş olan Araplar (özellikle genç olanları) daha sonraları giydikleri kısa şalvar ve başlarına taktıkları berelerle İspanyol asilzadelerin uşakları olarak kullanılmışlardır. 16. yüzyılda asilzadelerin kendilerini bu siyah uşaklarla resmettirmeleri onların sosyal durumlarını sergilemekteydi. Bu giyim tarzı, Sint Nicolas’ın uşaklarında da görüldüğü için Sint Nicolas’ın önemli bir kişi olduğuna vurgu yapılmış olabilir.

Son yıllarda, siyah nüfusun Avrupa’da artması ve bu sınıfın bilinçlenmesiyle Kara Piet’in hikâyesinin köleliğe dayandığı söylemleri dillendirilmiş ve protestolara yol açmıştır. 16. yüzyılda asilzadelerin gerek ev gerekse ağır işlerde çalıştırmak için siyahları satın aldıkları ve onlara eziyet ettikleri de bilinmektedir. Yani tek kelime ile köle yapıldıkları…

Beyaz bir adamın hizmetinde olan Kara Piet’in yaptığı tuhaflıklar basmakalıp olarak görülmekte ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tartışmalı eski “blackface” geleneğiyle ilişkilendirilmektedir: Afrikalı Amerikalılarla alay etmek için siyah makyajlı beyaz sanatçılar gibi… Gerçek şu ki, Zwarte Piet kasıtlı veya kasıtsız olarak ırkçı bir karikatürü andırmaktadır.

Bundan dolayı Avrupa’da yavaş yavaş beyaz figüranların yüzlerini kapkara boyamak yerine hediyeleri aşağı taşımak için bacadan geçtiklerinden dolayı bacanın isinden boyandıkları görünüşünü kabullenmeye başlamaları beyaz adamın bazı şeyleri zor da olsa değiştirme eğiliminde olduğunun göstergesidir.

 

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir