Tuna Dergi
Olasılıksız Olasılıksız
UMUTCAN KARAKAŞ umutcankarakas@gmail.com İnsan seçimlerinde özgür müdür? Nedenler ve sonuçlar birbirlerine belli olasılıklar ile mi bağlıdırlar? Özgür iradenin var olup olmaması hakkındaki düşünceler ikiye... Olasılıksız

UMUTCAN KARAKAŞ
umutcankarakas@gmail.com

İnsan seçimlerinde özgür müdür? Nedenler ve sonuçlar birbirlerine belli olasılıklar ile mi bağlıdırlar?
Özgür iradenin var olup olmaması hakkındaki düşünceler ikiye ayrılıyor:
Bir; gelecek bir olasılık kümesidir. Bir sis bulutudur. Bir belirsizlikler topluluğudur. Özgür irade vardır ve seçimlerimiz o sonsuz sayıdaki ipliklerin arasına elimizi uzatıp sadece kaderimizi belirleyecek olan yegâne ipliği çekmemizi sağlar. İnsan seçimlerinin sorumluluğunu almalıdır ve sonuçlarına katlanmalıdır.
İki; tüm evren bir bütündür ve biz sadece o bütünün çok ufak birer parçasıyız. Tüm yaşadıklarımız zaten ondan önce yaşananların bir sonucuydu. Dolayısıyla bir sonraki hamlemiz de bu zamana kadar yaşadıklarımızın bir sonucu olacaktır. Bu da demek oluyor ki yeterince bilgi verilirse bir yol ayrımında hangi yolu seçeceğimiz önceden tahmin edilebilir.
İnsanların yaptıkları seçimlere göre ödüllendirileceği ya da cezalandırılacağı söyleniyor. Bu da özgür iradenin varlığının direkt olarak kabul edildiğini gösteriyor. Peki ya insanların zaten yapacakları tercihler önceden belliyse ve zaten öyle bir durumda başka seçim yapma şansları yoksa?
İnsanlar hayatlarını daha anlamlı kılması için içgüdüsel olarak özgür iradenin varlığına inanıyor. En basit seçimlerini bile kendisi yapamadığı zaman isyan ederler; tıpkı geçmişte köleler, ezilenler, çeşitli şekillerde kullanılan insanların yaptığı gibi. Peki isyan edecek kimse yoksa? Bir kısır döngünün ortasında yavaş yavaş paslanıp en sonunda çöpe atılan bir robottan ne farkı kalır bu insanların?
Madeni bir parayı yazı tura için havaya fırlatacağımızı varsayalım. Günlük hayatta en basit olasılık üretimi için genelde bu basit aktivite tercih edilir. Fakat bir insanın kan basıncı, kemik, deri ve tırnak yapısı, uygulayacağı kuvvet, paranın ağırlığı, şekli ve sürtünme katsayısı, rüzgârın yönü ve kuvveti vb. tüm etkenler hesaba katıldığında zaten paranın başka bir sonuç verme şansı kalmıyor. Peki, hangi noktada özgür irade geçerliliğini yitiriyor ve yerini kaçınılmaz olana bırakıyor? Etkenler hesap gücümüzü aştığında mı olasılık devreye giriyor? Daha zeki canlılar olsaydık yazı tura atmak zaten sonucunu önceden hesaplayabildiğimiz için anlamını yitirecek miydi?
İnsanı da bu madeni paraya benzetecek olursak, o insanı o insan yapan tüm bilgilere sahip olduğumuzda, o insanın bir yol ayrımında hangi yolu seçeceğini bilebilir miyiz? Eğer bunun cevabı evet ise bu özgür iradenin olmaması anlamına mı geliyor?
O halde olasılık dediğimiz şey sadece bizim tembelliğimizin ve yetersiz kapasitemizin bir ürünü mü?
O halde özgür irade dediğimiz, şey sadece kendimizi özel hissetmek istediğimizden, gözlerimizi gerçeklere kapatmamızın bir sonucu mu?
Laplace’ın “şeytan”ı bize bakıp gülüyor.

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir